Cinsel yetersizlik korkularımın esiri oldum.
Cinsel ilişkilerimde sürekli başarısız oluyorum, defalarca denememe rağmen yeterli ereksiyona erişemiyorum. Bunun ıstırabının bu kadar büyük olacağını tahmin etmezdim. Heyecanımı nasıl yenebilirim ve üzerimdeki psikolojik baskıdan nasıl kurtulabilirim, yardımcı olabilir misiniz? (28 yaş, erkek)
Merhaba. Cinsellik başlı başına psikolojik bir deneyimdir. Toplumda çoğu zaman bir eğlence enstrümanı gibi gösterilse de ilişkiyi besleyen ve ilişkiden beslenen bir kavramdır. Sizin eşinizle ilişkinizin izdüşüm haritası gibidir. İlişki içindeki her şey oraya yansıyacaktır. Bunun ıstırabının dayanılmaz olarak algılanmasının sebebi de budur. Hayatınızın birkaç saati değildir cinsellik, mutlaka kabından taşar ve ilişkinizi her yönüyle renklendirir veya zehirler. Dolayısıyla cinsellik anlayışının ve yaşantının eğer hastalıklı belirtileri varsa tedavi edilmesi evliliğin yaşaması için kaçınılmazdır.
Sürekli başarısız olmanızın sebebi aslında ifade edişinizden bile az çok belli. Bu konu başarılacak bir konu değildir. Eğer bunu bu gözle görürseniz bir ödev yapar gibi, tiyatroda bir rolü oynar gibi oynarsınız. Bu ise cinselliğin ruhuna bütün bütün aykırdır. Siz burada bir rolde değlsiniz aksine bütün rollerinizden ilk defa bu kadar uzaksınız, bizzat kendinizsiniz. Kişiler kendiliklerini yaşadıkları ve bir şey ispat etme duygusundan uzak oldukları ölçüde cinsel yaşamları kalite kazanır. Bu sizin eşinizle olan bir iletişim şeklinizdir. Bir meditasyondur ruhunuzu dinlendiren. Bir serbest dolaşım alanıdır, bütün kurallardan azade. İşte dışarıdaki kavramlar yatak odanıza girdikçe cinselliğin tılsımı bozulur.
İyi bir cinsel yaşantı için eşinize ispat etmeniz gereken bir şey olmadığına önce kendinizi inandırın. Bu konuda sonuç diye bir şey yoktur, süreç vardır. Cinselliğin her anı bizzat sonucun kendisidir. Bu sonuçlar için eşinize dokunmalısınız ve sadece an’ı soluklamalısınız.
Ereksiyon hali fiziksel bir görüntü arzetse de psikolojik bir hazır olmanın yansımasıdır. Ve yukarıda bahsettiğimiz duygu atmosferinin yansımasıdır. Heyecanınızı kontrol etmek için birkaç madde saymak gerekirse;
Konuyu eşinizle konuşun ve ne düşünüyorsa açık açık söylemesini sağlayın. Perdenin arkasındaki konuşulmayan perdenin önüne yansıyan gölge gibi her zaman konunun aslından daha büyük olur. Konuyu perdenin önüne çekin.
* Bir sonuca gitmeye çalışmayın, akışın hazzını yaşayın.
* Bu konunun bisiklete binmek gibi zamanla öğrenileceğini ve her şey gibi acemilik döneminin olabileceğini bilin.
* Israrcı denemelerden kaçının, bırakın ruhunuz ne zaman istiyorsa o zaman yaşayın.
* Eşinizi mutlu etmekten çok kendi mutluluğunuza odaklanın, bu sayede eşinizi daha çok mutlu edeceksiniz.
* Çok uzun sürerse psikolog desteği almaktan çekinmeyin.
Uzm. Psk. Erhan Özden

